Berrak tüzünataç ve linç – popüler sözlük
Birkaç gündür sosyal medyada berrak tüzünataç'ın bir öğrenciye burs verdiği, bu öğrencinin kendisini her ay arayarak gününde ödenmeyen burs için kendisini aradığı,  mezun olunca da kendisini blokladığı yani engellediğine dair haberler dolaşıyor.

Okumak, öğrenmek, eğitim ve kariyer yapmak modern çağın bir değeri olarak sosyal devlet anlayışının bir gereğidir.

Her nedense pekçok insan bu haktan faydalanamamakta mahduriyet yaşamaktadır. Bu mahduriyetin bir parça da olsa giderilmesi için eğitim/kariyer çabasında olan öğrenciye katkı sunmak için birileri "sosyal sorumluluk" adı altında çevreye ve insana burs vermeyi icad etti.

Hakediş ile vicdani fedakârlık arasında sıkışmış insan bir kişiden ve kurumdan burs talebinde bulunduğunda doğal olarak bir beklenti içerisine girer. İşin bundan sonrasında meselenin belirleyeni bursu verendir.

Böylesi bir burs verme taahhüdü veren insan burs süresini ve zamanını aksatırsa bursu alan insanda ekonomik/ruhsal/fiziksel sorunlara yol açar. Bu sebeple burs vermek vicdani bir tercih olmakla birlikte, burs vermeyi taahhüt ettiğinde onu bir sorumluluk altına sokar.

Bu açıklamalardan sonra meselenin özüne gelirsek, burs alanın vedasızlığından önce, burs verenin her ay kendisini aramak zorunda bıraktığı bursiyer'i konuşuruz biz.

Bu tartışmaların iki tarafını da incelediğimizde, tarafların sahip olduğu güç ve etki eşitsizliğine bağlı haksız durumu da konuya açıklık getirmek ve meselenin bu yönüne dikkat çekmek adına belirtmeyi bir görev sayarız.