Evanjelizm – popüler sözlük
Evanjelizm, başlangıçta hristiyanlığın yaşadığı ilk örgütlü bölünme olan luther öncülüğünde gerçekleşen protestan/katolik temelli "cermen protestanlığı" ile "kutsal roma katolikliği" ayrışması da diyenileceğimiz ayrışmadır. Bu ayrışma ile ortaya çıkan luther öncülüğündeki protestan topluluğu tamımlayan düşünce ve inanç sistematiği ile oluşturulan dinsel inanç biçimiydi de aynı zamanda.
Evanjel kelimesi hristiyanlığın ilk dönemlerinde ortaya çıkan pekçok incil'den  belirgin olarak günümüze kalan matta-markos-yuhanna-luka tarafından kaleme alınarak hristiyan otoritelerin onayından geçen tek tek her bir kitaba verilen addır.
Luther öncülüğündeki protestan hareketi evanjel tanımını içeren bu kitapların bir anlamda insan merkezli olarak yeniden derlenmesi anlamını da taşıyan yeni bir "evanjel"di de aynı zamanda.
Katolikliğin hristiyanlığın kurucusu isa ve onun inanç ve yaşam birliğini sağlama çabasından farklı olarak; evanjelistler isa'nın yeni bir din kurmadığı sadece yozlaşmış "ferisi"lerle mücadele ettiği, bu mücadele sonucunda çarmığa gerilerek göklere yükseldiği, dolayısıyla yahudi olmayıp hristiyan-siz bunu evanjelist anlayın- olanların görevinin yahudiler için hazırlanmış olan kader yolculuğuna destek vermekle görevli olduklarını ve bu görev tamamlanana kadar evanjelistlere yeryüzünde huzur ve rahat olamayacağını, yahudiler için belirlenmiş kader için yapacakları katkı ve yardım sayesinde cennete alınacakları inancı evanjelizm inancının günümüzdeki biçimi oldu.
Ne isa'nın ne luther'in bu gelişmelerden haberi olduğunu sanmıyorum.
Ekonomik çelişkilerin kültürel çelişki biçimini de kapsamaya başladığı her durumda olduğu gibi isa/ferisi ya da papa/luther ayrışmasını ortaya çıkardığı görülür.
Günümüzde yaşanan bu çelişkiyi analiz etmemiz gerekirse kısaca şunu söyleyebiliriz: din ile sermayenin içiçe geçerek hayatı çekilmez ve dayanılmaz boyuta getirip sonra da kurtuluş vaadetmeleri kadar komik ve ironik bir şey olamaz. Bu yanıyla insanlık din ile bilim olarak çatallaşan bu yolu hangisinin yolundan yürüyerek nereye varmak istediği konusunda karar vermesi gereken bir noktadadır ve kaybedecek hiç zamanı  yoktur.
Hangi din ya da mezhep ya da tarikat olursa olsun içinde çırpındığı cehaleti insanlık için bir felakete dönüştürme hakkına sahip değildir ve olmamalıdır da. Yönetenlerin en önemli sorumluluklarından birisinin de bu olduğuna inanarak sözüme nokta koyuyorum.